YAPI VE İNSAN İLETİŞİMDEKİ ARAYÜZ

Bir yapının temel elemanlarından olan cephesi söz konusu olduğunda gözümüzün önünde birkaç fotoğraf belirecektir diye düşünüyorum. Yegâne amacı yeterli gün ışığı almak için yapılan pencerelerden tutun da yüzeylerindeki hareketlilikle binanın en önemli elemanı haline gelen kararlara kadar cephe tasarımları, bir yapının çevre ile olan iletişiminde büyük söz sahibidir. Hatta cepheler sadece çevre ile olan iletişime katkı sağlamakta değil aynı zamanda bireylerle olan etkileşime de yardımcı olmaktadır. Günümüzde insan ve yapı arasındaki bu etkileşimin ana elemanları gibi görünen dev reklam panoları, çeşitli dijital araçlar, tabelalar vb. ürünler bina cephelerinde kullanılmaktadır. Cephelerin sadece birer yardımcı eleman görevini üstlenmesinden çok, bu iletişimin bir nevi ara yüzü olmasına itecek olan anlayışın varlığını irdeleme arzusu bu konu hakkında birkaç satır daha yazmayı gerektirecek.

Bina cephelerini, üzerinde kullanımı yaygın olan büyük reklam ürünlerinin esiri etmek yerine dijital medya araçlarının, özellikle LED sistemlerinin kullanımı ile günümüzde dinamik cepheler tasarlanmasına yönelik bir anlayış olan medya cephesi kavramı söz konusudur. Medya cephesini mimarlığın teknoloji, sanat ve medya ile olan ilişkisinin bir sonucu olarak görmek yanlış olmayacaktır. Bu anlayış, bir binanın çevreye olan temel ihtiyaçlarını karşılayan cephelerine yeni bir nitelik katmakta ve cephenin bir iletişim aracı olduğu ana fikrine bağlı kalarak yeni tasarımların önünü açmaktadır. Aynı zamanda bir ara yüz görevini üstlenen cepheler, yapı içerisinde gerçekleşmesi olası bir işlevin göstergesi olmaya açık hale gelmektedir. Medya cephesi kavramı, günümüz cephe anlayışını değiştirirken, binanın karakterine dair söz sahibi olmaktan çekinmeyecek bir cephe tasarımına katkı sağlayacak önemli bir alternatif olabilir. Bununla birlikte insanların basit bir bilgi alışverişi ihtiyacını yeni bir seviyeye taşırken, bina ve insan arasındaki iletişimin de verimliliğinin artmasına yardımcı olacaktır diye düşünüyorum. Öte yandan bir binanın ilk algısında önemli rolü olan cephelerin düzensiz ve kuralı olmayan bir örtüye bürünmesinin önüne geçen bir tasarım anlayışının zemini medya cephesi kavramı ile hazırlanabilir. Bu sayede cepheler, birer kabuk olmaktan ileriye gidecek ve yapının formuna hatta mekân organizasyonuna dair birçok konuda ana eleman şekline bürünecektir. Çerçevenin dışından konuya baktığımızda ise bireyler ve yapılar arasındaki mesafeyi kısaltacak olan bu anlayış, kişileri mimaride daha aktif rol almaya itecek bir ilişkiye de yön verecektir.

Medya cephesi kavramının altında yazılabilecek fazlaca satırı es geçerek kısaca toparlayacak olursak, bu yazıda bir tasarıma yön verecek olan her unsuru detaylandırırken en önemlilerinden biri olan cephelere dikkat çekmek istedim. Medya cephesi, bir tasarımın işleyişinde göz önüne alınabilecek alternatif anlayışlardan biri olabilir ve daha da genişletilerek farklı tasarımların yapılmasında esas etken haline gelebilir. Son olarak bu yazının araladığı kapıyı daha da açmak isteyenler için Esra Aydoğan tarafından yazılan “Reklam Mimarlığı’ndan Medya Cephesi’ne: Dijital Gösteri Kabuğuyla İletişim” isimli tezine göz atılmasını şiddetle tavsiye ederim.

YAZI Ufuk Uğurlar/TEDÜ
ufuk.ugurlar@tedu.edu.tr

GÖRSEL Sıla Kartal /TEDÜ
sila.kartal@tedu.edu.tr

0