Şükran Oteli

“Kemeraltı’nın kalabalığı arasında Anafartalar caddesine doğru yürüyorsunuz. O kalabalığın arasında kaybolduğunuzu sandığınız an, artık kendi sesinizin bir uğultu olduğunu anladığınız an Veysel çıkmazına dönmenize sebep oluyor. O an sesinizin yavaş yavaş yükseldiğini, kendinizi duyabildiğinizi fark ediyorsunuz. Kendinizi buluyorsunuz adeta. Sonra kafanız hafif sağa dönüyor… Kendisi eski ama adı yeni olan Şükran Oteli’ni fark ediyorsunuz.  O an pek şaşkınsınız, ‘Nasıl olur’ diyorsunuz, ‘Bu hengamenin, bu telaşın arasından nasıl sıyrıldın, nasıl kendin olarak kalmayı başarabildin… ‘Ses çıkmıyor Şükran Oteli’nden, belki de onun sessizliği sebep oluyor bir an bile düşünmeksizin içeri doğru süzülmenize. Dik bir merdivenden, virajı alarak çıkıyorsunuz. Duvardaki ayna bir an durup soluklanmanıza sebep oluyor. Ve sonra dar, ışıksız bir koridorda ilerliyorsunuz, mekân algınızı uyarıyor bu loşluk adeta, o koridorun sonu ise ışığı bol bir iç avluya açılıyor.  Evinizin salonu misali ancak bağımsız salon değil, odalar bu iç avluya açılıyor çünkü. Odaların kapısı da ardına kadar açık, bir an düşünüyorsunuz ‘Ben otele diye birinin evine mi girdim’ diye. Ancak sonra, size odasında altmış beş yıllık Bulgar somyasının üzerinde oturan otelin müşterisi, hafif bir tebessümle selam verince anlıyorsunuz ki kimsenin evine izinsiz girmemişsiniz.  Bir derin nefes alıyor ve mekân seyahatinize devam ediyorsunuz. Anafartalar caddesine bakan ve iç avludan açılan balkona çıkıyorsunuz. Işık da oradan geliyor… Ve işte zafer!  O an, daha biraz önce içinde kaybolduğunuz kalabalığı şimdi nasıl mağlup ettiğinizi düşünüyorsunuz.”

İzmir’in tarihini yaşatan 110 yaşındaki Şükran Oteli 46 oda ve 65 yatağıyla Anafartalar Caddesi üzerinde hizmet vermekte. Han tipolojisine giren ve eskiden Hacı Hasan Paşa Han adıyla bilinen Şükran Oteli, han fonksiyonunu da konaklama amacıyla kullanılarak, kendi tarihi boyunca tanımlamıştır.  Hacı Hasan Paşa Hanı’nın geniş kısmının sol ortasından dar bir açıklıkla Veysel Çıkmazı’na bağlanmaktadır. Bu dar açıklık Veysel Hamamı’na açılması, hanın cazip bir konaklama mekânı olmasına katkı sağlamıştır.  Önceleri salaş ve tek katlı olan ahşap yapı 1919’lara doğru yıkılarak yerine iki katlı ve geniş avlulu bir yapı yapılmıştır. Üst kata çıkış avlunun sağında kalan geniş merdivenden yapılmaktaydı.  Alt katla aynı şematik plana sahip olan bu katta sıra odalar avluyu L formunda sarardı. Odaların pencereleri bu iç avluya bakmaktaydı. Ancak diğer hanlardan farklı olarak odalara giriş koridoru iç avluya bakmamaktaydı.  Bir iç koridor olarak üst katı dolanan bu koridor aslında karanlık bir mekândı ama bu sorun da çatıda yer alan bir dizi fener penceresiyle çözülmüştü.  Bu sayede odaların daha özel olması sağlanmış ve koridordan ışık almak için pencere açılmamıştı.  Yine üst katında, ön cephede boydan bir balkon bulunmaktaydı ve cephesindeki estetiksel çaba iç kısımlarda yer almamaktaydı.

Geçmişin izlerini hem mimarisinde hem de mekânın ruhunda yaşatan ve hâlâ aktif olan Şükran Oteli kendini 2. Sınıf oteli olarak tanıtmakta. Müşterisi yok misafiri var Şükran Oteli’nin. Misafire ne kadar kalacaksın diye sorulur mu hiç, onlar da sormuyorlar. Uzun soluklu kalan, Şükran Oteli’ni evi bellemiş misafiri de var ‘Kemeraltı’na gelip de Şükran Oteli’nde kalmamak olmaz…’ diyen kısa soluklu misafiri de.

Osmanlı’yı, Yunan İşgalini ve Cumhuriyet’in doksan üç yılını gören Şükran Oteli… Rant sağlamak uğruna yok edilen ve restorasyon adı altında katledilen tarihi mimarilerin sayısı ülkemizde çok iken, şimdi bizi düşündüren Şükran Oteli’nin akıbeti olmalıdır. Ona reva görülebilecekler, Kemeraltı’nın ruhundan çok şey götürecektir şüphesiz. Umalım ki, bugün Ankara’nın cumhuriyet döneminin en önemli mimari eserlerinden olan Seyfi Arkan’ın İller Bankası ile 1995 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü’ne layık görülen Behruz Çinici imzalı Meclis Camii’nin karşı karşıya geldiği yıkım tehlikesiyle Şükran Oteli de karşı karşıya gelmesin.

YAZI İpek Deniz Alpdoğan
ideniz.alpdogan@tedu.edu.tr

FOTOĞRAFLAR İpek Deniz Alpdoğan / Begüm Sarı
ideniz.alpdogan@tedu.edu.tr / begum.sari@tedu.edu.tr

Referans

Atay, Ç. (2003). Kapanan kapılar: İzmir hanları. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayını, 247-248.

Şükran Oteli Belgeseli, 2015, TRT Belgesel

 

0