MİMARIN EĞİTİMİ VE İLGİ ALANLARI

Dışarıda gördüğümüz herhangi bir insana ‘’Mimarlık Nedir?’’ diye sorduğumuzda alacağımız farklı cevaplar bir elin parmak sayısını geçmez. Çünkü herkes o kadar emindir ki mimarlığın insanların barınma ihtiyacını gideren meslek olduğundan…Aslında hem haklı hem de bir o kadar haksızdırlar. Haklılar, çünkü yüzlerce yıl öncesinde bile mimarlık insanlara yaşayacak mekânlar tasarlayan meslekti. Haksızlar, çünkü mimarlık sadece evleri değil, tapınaklardan gökyüzü gözlem evlerine varana kadar insanla ilgili mekânsal her türlü tasarımı yapan oldukça eski bir meslektir. Mimarlığın temelinde insan vardır ve dolayısıyla insanla ilişkili her bilim dalı mimarlıkla bazen uzaktan, bazen çok yakından ilgilidir.

Romalı mimar Marcus Vitruvius’un klasik çağdan elimizde kalan tek bilimsel eser olan ‘’De Architectura’’sında mimarın bilmesi gerekenler şöyle sıralanır;

  • Kalemi güçlü olmalı
  • Geometri bilmeli
  • Tarih bilmeli
  • Filozofları iyi izlemeli
  • Müzikten anlamalı
  • Biraz tıp bilgisi bulunmalı
  • Hukukçuların fikirlerinden haberdar olmalı
  • Yıldız bilimci olmalı

 

 

İlk bakışta bu kadar bilimi aynı anda öğrenmek ve hepsini bir arada kullanmak imkânsız gibi gelse de, üzerine düşünüldüğünde mimarlık tıpkı insanlar ve medeniyet gibi zenginleşen ve gelişen sanatı ve bilimi aynı anda içinde barındıran bir meslektir. Dolayısıyla mimarlığı öğrenmenin yolu da insanla ilgili her bilim hakkında kültür sahibi olmaktan geçer. Ancak Vitruvius’un saydıklarını biraz daha açmak gerekirse:

Çizim bilgisi gibi, geometri gibi mimarinin iletişim kurmayı ya da yapıyı ayakta tutmayı sağlayan unsurlar mimarlık dendiğinde ilk akla gelenlerdir. Ancak konu felsefeye ya da tarihe geldiğinde Vitruvius şu şekilde açıklar: ‘’Tarih bilmelidir çünkü öyle eserler vardır ki mimarın bunların altında yatan gerçekleri soranlara açıklayabilmesi gerekir. Felsefe, kişiyi dürüst nazik ve adil kılar. Bir mimar tamahkâr olmamalı konumunu iyi bir üne erişerek korumalıdır. Ayrıca felsefe tarafından ortaya çıkarılan fizik de mimarlık için olmazsa olmazdır.’’ Hukukun önemi ise az çok tahmin edilebilirdir. Çünkü bir mimar adaletli olup mal sahibinin haklarını korumalı, alanındaki en güncel hukuki şartnameleri bilmelidir. İyi bir mimar müzik bilmelidir. Çünkü bir ortamın akustiği sadece tiyatro ya da ibadethaneler de değil klasik bir ev için bile çok önemlidir. Ortamdaki huzuru arttıran en temel unsurlardan biri müziktir. Mekânın müziği de tıpkı diğer elementler gibi üzerine düşünülerek temellendirilerek tasarlanmalıdır.

Yazımı Vitruvius’un Mimarın Eğitimi kısmındaki sonuç cümlesiyle bitirmek istiyorum. ‘‘Mimarlık çok değişik öğretilerle süslenip zenginleştiğinden son derece geniş bir öğrenimi içerir; bu yüzden bu merdivenleri tırmanmadan birçok sanat dalı ve fen bilimlerinin bilgisi ile yetişip mimarlığın kutsal alanının yükseklerine erişmeden, kişilerin mimar olduklarını iddia etmeye hakları olmadığı düşüncesindeyim.’’

Kaynakça

Mimarlık Üzerine 10 Kitap, Vitruvius

Mutluluğun Mimarisi, Alain de Botton

http://www.mimarlikdergisi.com/index.cfm?sayfa=mimarlik&DergiSayi=27&RecID=317

http://www.mimarlarodasiankara.org/dosya/dosya30.pdf

YAZI Gülce Halıcı/TEDÜ
gulce.halici@tedu.edu.tr

GÖRSEL Gökçenur Yazar /TEDÜ
gokcenur.yazar@tedu.edu.tr

1