Maltepe Havagazı Fabrikası

 

Birçoğumuz Maltepe Havagazı Fabrikası’nı uzun süredir tartışma konusu olan ve yankısı devam eden yıkım kararı ve yıkım esnasında çıkan asbest gazıyla tanıdık. Öncelikle nedir bu havagazı fabrikaları veya diğer bir ismiyle gazhaneler? Havagazı fabrikaları yapay gaz yani havagazı elde etmek için kurulmuştur. Havagazı ise kömürden imal edilen, ısınma ve aydınlanma amaçlı kullanılan gaz yakıta verilen isimdir. İçeriğinde hidrojen, karbon monoksit, karbon dioksit, azot ve metan gazı bulunur. Sanayi devrimiyle beraber gelişen bu yapay gazın ömrü doğal gazın yaygınlaşmasıyla birçok yerde son bulmuştur.

Türkiye’de ilk gazhane çalışmaları 1856’da Dolmabahçe Sarayı’nı aydınlatmak için başlamıştır. Sonrasında da İstanbul Yedikule ve Kadıköy’de, İzmir Alsancak’ta ve Ankara Maltepe’de açılan fabrikalarda yapay gaz üretimine devam edilmiştir. Bu yapıların mimari açıdan değeri ise sanayinin yani 20.yüzyıl başlarının mimarisini yansıtması ve özellikle Maltepe Havagazı Fabrikası’nın cumhuriyetin ilk sanayi yapılarından sayılmasıdır.

 

Dünyada yapay gaza duyulan ihtiyaç zamanla azalınca gazhanelerin faaliyetleri de bitmeye başlamıştır. Fakat bu endüstri yapıları tarihi ve mimari açıdan önemli bir değer sayıldıkları için, yapılar korunarak farklı amaçlarla ek yapılara dönüştürülmüş ya da kamu yararına kullanıma açılmıştır. Dünyadaki en önemli örnek İngiltere’de bulunan 1930’larda inşasına başlanan Battersea Havagazı Fabrikası (Battersea Power Station)’dır. Bir dönem Pink Floyd’un albüm kapağında, The Beatles’ın filminde kullandığı fabrika Londra’nın simgelerinden olmuştur. 1980’lerde elektrik üretimi durdurulsa da yapı kültürel bir miras olarak koruma altına alınmıştır. Günümüzde de kültür ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yapmaktadır.

Ülkemizde buna benzer korumayı başarabildiğimiz önemli yapılardan biri İzmir Alsancak’ta yer alan fabrikadır. Alsancak Havagazı Fabrikası, 2007 yılında Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilerek kültür merkezine dönüştürülmüştür. Ne yazık ki benzer geçmişe sahip ama sonu aynı şekilde bitmeyen Ankara Maltepe’de yer alan fabrika için aynı şeyi söylemek mümkün olmadı.  Cumhuriyetin ilanından kısa bir süre sonra kurulmaya başlanan tesis yaklaşık elli iki bin metrekarelik bir alanda bulunmaktadır. Ankara’nın elektrik ihtiyacını karşılamak için, o dönemde yokluk içinde yapılan ve cumhuriyete tanıklık eden kentsel bir bellek niteliği taşımaktadır. Gazometreler, yakıt tankları, elektrik santrali, depolar, elektrik atölyesi gibi birçok yapının yanı sıra yemekhane, işçi konutları ve cami gibi diğer yapılarla da bir bütün olarak tasarlanıp inşa edilmiştir. Havagazına ihtiyaç duyulmaması ile beraber diğer fabrikalar gibi çalışması durmuştur.

Ankara Maltepe Havagazı Fabrikası yıkımına aslında 2006 yılında başlanmıştır. Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından 1991 yılında, taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenmesine rağmen, yaklaşık on sene sonra tescil kararı kaldırılıp Ankara Büyükşehir Belediyesi EGO Genel Müdürlüğü tarafından önemli bir bölümü yıkılmıştır. Yıkılan yerin yerinde de bugün işporta pazarı yer almaktadır. Geçtiğimiz aylarda da fabrikanın tamamen yıkılmasına karar verilmiş fakat yıkımın yine aceleye getirilip hiçbir önlem alınmaması sonucu fabrikadan sızan asbest gazı herkesin tepkisine yol açmış ve açılan davalar sonucu yıkım durdurulmuştur.

Kültürel mirasın yıkılmak istenmesinin yanı sıra yıkılma esnasında alınmayan önlemlerle bazı kesimler ne kültürel değerlerimizin ne de insanlarımızın canının bir kıymeti olduğunu bir kez daha kanıtlamışlardır. Sökülme esnasında sızan asbest gazı, eski binalarda iyi bir yalıtım malzemesi olduğu için özellikle çatıda, yer ve tavan kaplamalarında, yalıtım panellerinde kullanılırmış. Lifli yapıda inorganik bir gaz olduğu için de insan vücuduna hava yoluyla girip kansere kadar giden ciddi sağlık sorunları yaratmaktadır. Bu nedenle fabrika yıkımı esnasında söz konusu olan sadece çalışanların etkilenmesi değil, hava yoluyla tüm kente yayılıp insanlara ve çevreye de zarar vermektedir.

Yıkılması planlanan değerli her yapıda olduğu gibi yerine gelecek yeni yapılardan daha fazla gelir elde edilmesi bu ülkede alıştığımız bir durum oldu maalesef. Hepimiz isterdik ki, cumhuriyet yıllarından kalan bu tip yapılar korunmaya devam edilsin, müzelere, sergi alanlarına veya bambaşka amaçlara ve en önemlisi halka hizmet etsin. İnsanlar içinde bulunduğu an tarihin kokusunu içine çeksin. Gelecek nesiller de cumhuriyet yıllarını yaşamamış olsa bile bu yapılarla o dönemleri tanısın. Fakat ne yazık ki Maltepe Havagazı Fabrikası için bu mümkün olamadı. Rant ve güç uğruna her ne kadar geçmişin izleri silinmeye ve unutturulmaya çalışılsa da bu eserlerin ve tarihin değerini bilen bilinçli bir nesil her zaman var ve var olmaya da devam edecek.

YAZI İrem Baz / irem.baz@tedu.edu.tr
KOLAJ Elif Ezgi Öztürk / eezgi.ozturk@tedu.edu.tr

 

0