Kedilerin Mekân Arayışı

Kediler davranışlarına her zaman anlam veremediğimiz esrarengiz hayvanlardır. Sevelim veya sevmeyelim muhakkak bizi bir şekilde etkilemişlerdir. Bütün ihtişamlarına ve doğanın mükemmele yakın bir tasarımı olmalarına karşın son derece saçma davranışlarına da tanık olmayanımız yoktur. Pencere pervazına, kapıların üstüne, dolapların içine ya da mutfak tezgâhına çıkıp kafayı yememize sebep olmaları ise artık kimseyi şaşırtmaz, hatta bunu yapmayan kediler normalden daha uzaktır. Peki, hiç düşündünüz mü kediler neden bu tarz tuhaf yerlere çıkma ihtiyacı duyar? Neden hiç ulaşılmayacak bir kanepenin arkasına saklanırlar ya da inmesi imkânsız görünen dolap tepelerinde dolaşırlar? Nedir onları bu mekânsal arayışa iten şey?

Bu sorunun kesin bir cevabı yok, yine de kedilerin davranışlarına baktığımızda muhtemel birkaç sonuca ulaşabiliriz. Bunların ilki kedilerin hem av hem avcı olmasıdır. Bir kedi üstün duyuları sayesinde kendine yaklaşan birçok şeyi algılayabilir, ona daha yaklaşamadan bizden kaçabilir. Özellikle de sokaktan alınıp ev ortamına getirilen kediler ilk başlarda onlara yaklaşılmasına kolay kolay izin vermezler; çevrelerine güvenmezler. İçgüdüsel olarak kapalı ve ulaşılması zor mekânlar ararlar. Zaman geçtikçe çevrelerini öğrenen ve insanlara güvenmeye başlayan bu kediler, bu sefer kapalı mekânları bırakıp yüksek yerler aramaya başlarlar, habitatlarında av gibi kaçmaktansa avcı olarak hâkimiyet kurma ihtiyacıdır bu. Avcı olarak yüksek yerlere çıkıp içinde bulunduğu mekânı daha üstün bir şekilde algılama şansına sahip olur, bu onun habitatı paylaşan diğer canlılar üzerinde üstünlük kurmasını sağlar. Mekân üzerinde kontrol sağlayan kediler bir anlamda besin zincirinin üstüne çıkmış gibidirler, içinde bulundukları mekânda bizim bile sahip olmadığımız bir farkındalıklara sahiptirler.

Bir diğer yaklaşım ise kedilerin kişisel alan algısı üzerine kuruludur. Kediler yapıları gereği kişisel alanları konusunda hassastırlar, bu alanı koruma içgüdüleri birçok hayvanınkinden daha güçlüdür. Yeni bir mekâna giren kedilerde kişisel alan algısı değişmeye muhtaçtır, özellikle de bu yeni mekân eskisine göre farklı mekânsal elemanlar içeriyorsa. Bu değişimi algılamak için yine sokaktan eve getirilen bir kediye bakıldığında kişisel alan algısının zaman içinde aşınmaya uğradığı hissine kapılırız. Yanına kimseyi yaklaştırmayan vahşi kediler kendi kendine kucağımıza çıkan uysal hayvanlara dönüşürler, öyle ki bazı durumlarda onlara girmemeleri gereken yerler olduğunu öğretemeyiz. Bu durum tek bir habitatı aynı varlıklarla uzun süre paylaşmasının bir sonucudur. Kediler yalnız yaratıklardır, bağlılıkları yoktur. İhtiyaç olduğu zaman bir yerden bir yere gitmek onlar için sürüye bağlı bir köpek için olduğundan daha kolaydır, onlar için önemli olan sürünün alanı değil kendi alanlarıdır. Bu da onları tek bir mekâna ve bu mekânın sabit olarak parçası olan varlıklara alışık olmadıkları anlamına gelir. Son derece değişken olan mekânlardan evlerimiz kadar sabit mekânlara olan bu geçişin kedilerin mekân algısını da etkilemesi kaçınılmazdır. Bu etki onların mekânsal algısının temeli olan kişisel alan algılarına yansır, ama sonuç bu algının körelmesi değil genişlemesidir. Kediler uzun süre tek bir mekânda kaldıklarında o mekânda mutlak hâkimiyet kurarlar, bu da onların kişisel alan algılarının bütün bu mekânı kaplayacak şekilde genişlemesi ile mümkün olur. Bu yüzdendir ki, ev kedileri kendine yaklaşan yabancıları tehdit algıladıkları kadar evlerine giren yabancıları da tehdit algılarlar; onlar için artık arada fark yoktur, her şekilde kişisel alanları işgal edilmiştir.

Geniş bir yelpazede bakıldığında kedilerin bu mekân arayışları kedilerin kişilikleri başta olmak üzere küçük ölçekli birçok etken yüzünden ortaya çıkıyor olabilir. Bütün bunların temelinde ise içgüdüleri yatar. Kedilerin yalnız canlılar olmaları ve avcı oldukları kadar av olmaları onların bütün davranışlarını ve hareketlerini etkileyen yegâne etkenlerdir; mekânsal arayışları da bu duruma istisna değildir. Özgür ruhlu bu hayvanlar içinde bulundukları tehlikeli çevreden alınıp güvenli bir mekâna getirildiklerinde hem av-avcı içgüdülerini hem de kişisel alanlarını koruma ihtiyacını karşılamak isterler, bu da onları bizim için Komik olarak nitelendirilen veya algılanan mekân arayışlarına iter.

YAZI Asya Büyükerk/TEDÜ
asya.buyukerk@tedu.edu.tr

GÖRSEL  İdil Gökgöz /TEDÜ
idil.gokgoz@tedu.edu.tr

0