İller Bankası|Tarih

1935 yılında, Ankara’da inşa edilecek Belediyeler Bankası genel merkez binası için uluslararası bir yarışma düzenlenmiştir. Yarışmaya katılan 18 proje arasından kazanan,  Erken Cumhuriyet döneminin, şüphesiz, en üretken mimarı Seyfi Arkan’nın ‘Sur’ rumuzlu projesi olmuştur. Arkan’nın projeye yine aynı yıl dünyaya gelen kızının ismini vermesi manidardır. Kızına ‘Sur’ ismi Atatürk tarafından verilmiştir.

Ankara’nın başkent oluşuyla, bir Cumhuriyet kentinin inşası kaçınılmaz olmuştur. Cumhuriyet ideolojisini kent yapılarıyla tanıştırmak, ancak şehrin yeniden planlanmasıyla mümkün olacaktır. Bu amaçla Lörcher’in ardından, artan nüfusta göz önüne alınarak, Jansen gelmiştir. İller Bankası yapısını, dönemin amaçlanan mimari anlayışı açısından başarılı kılan en önemli etken, kent ölçeğinde alınan kararların yok sayılmaması ve Jansen’nin uygulanması olmuştur.

Seyfi Arkan, Modern Türk mimarisine yön veren başlıca isimlerden olmuştur. İller Bankası yapısı da bu bağlamda önemli bir rol edinmiştir.  Yapı, hem Arkan’ın bu zamana kadar olan diğer uygulamaları hem de genel anlamda dönemin Türkiye mimarlığı içinde, özellikle iç ve dış yüzeylerindeki malzeme kullanımı ve detay çözümlerinin incelikli tasarımı ve başarılı uygulaması ile öne çıkmış bir yapıdır.

 

Tasarımın zemin kat biçimlenişi, malzeme kullanımı yanında genel tavrıyla da üst katlardan belirgin bir biçimde ayrılmaktaydı. İlk katında bankaya ait büroları, bunun üzerinde Ankara İmar Müdürlüğü’nün kullanımına ayrılmış katı ve en üste iki ve üç odalı dört adet kiralık konutu barındıran zemin üstü katlar yalın bir L blok olarak biçimlenmekteydi.

İller Bankası binasının geri çekilmeler ve boşaltmalar yoluyla hareketlendirilmiş zemin planına karşın düz ve sade cephe tasarımı kararı Jansen’den gelmiştir. Bu çevre için öne çıkması gereken en önemli yapının İller Bankası’nın hemen yanında yapılması kararlaştırılmış olan Opera yapısı olduğu, bu sebeple de civar yapıların daha düz ve sade bir mimari dille tasarlanmaları gerektiği belirtilmiştir.

Ancak Opera Binası projesi hayata geçirilemedi. Aslında Türkiye de, Cumhuriyet döneminden itibaren Opera sanatına özel ilk bina İzmir de inşa edilmeyi planlanıyor. Hal böyleyken Ankara da cami sayısının 2 bin küsürleri bulduğunu ve bu sayıyı arttırmak içinde kent yönetiminin her yıkımı mübah gördüğünü düşündüğümüz de, aynı otoritenin kentin beklenti ve ihtiyaçlarını göz önüne alarak neden opera ve benzeri kamusal yapıların plan ve inşasına gitmediğini düşünmek gerek.

Ardından 82 yıl sonra İller Bankası binasının yanına camii inşa edilmiş ve sözde bir meydan üretmek adına İller Bankası binasının önce tescili kaldırılmış ardından da tüm itirazlar ve mücadelelere rağmen Modern mimarinin en önemli eserlerinden biri yok edilmiştir.

İfade yalınlığı ile tasarım zenginliğini öznel bir biçimde birleştiren yapı, Arkan’nın kentsel ölçekteki kararlardan detay çözümlerine, tasarım eyleminin farklı bileşenlerini bütünlüklü bir mimari nitelik ve ifade oluşturmak yolunda birlikte işlevlendiren modernist yaklaşımının öğretici bir örneğidir.

Oysa “Mimaride Tarihselcilik” yazımda yakınmıştım Modern Türk mimarisinin en değerli üretimlerinden biri olan İller Bankası binasını yok etmek üzere sıvanan kollardan…

Türk toplumu Cumhuriyet’le kazandığı pek çok hak ve hürriyete olduğu kadar mimari değerlere de hayran ve bağlıdır. Türk mimarisinin modernle vücut buluşu elbette ki Cumhuriyet dönemin de gerçekleşmiştir. Cumhuriyet döneminden başlayarak modern mimari anlayışla üretilen yapılar günümüzün ve geleceğimizin değerleridir. Durum böyleyken nedendir Cumhuriyet dönemi mimarisinin en önemli eserlerinden biri olan Seyfi Arkan’ nın İller Bankası binasını yıkmak isterken, Osmanlı- Selçuklu mimari temsilini cephelerde canlandırmak istemek?

Kent belleğini ve cumhuriyet ideolojisini içine sindirmiş bir mimari eser olan İller Bankası binasının yok  edilmesi  ne aklımıza sığdı ne de vicdanımıza…

Kaynak

Belediyeler Bankası Ankara, Arkitekt, sayı:5-6 (65-66), 1936, ss.145-148

Cengizkan, Ali; İnan, Derin; Cengizkan, N. Müge, 2012, Modernist Açılımda Bir Öncü Seyfi Arkan, Mimarlar Odası Yayınları, Ankara.

 

YAZI  İpek Deniz Alpdoğan/TEDÜ
ideniz.alpdogan@tedu.edu.tr

GÖRSEL  Dilara Özlü/TEDÜ
dilara.ozlu@tedu.edu.tr

1