İLK NASIL BAŞLASAM? | Arazi İncelemesinden Örnek Yapı İncelemesine

Yüksek sesle konuşun. Kendinize anlatın gördüklerinizi… Belki de görmek istediklerinizi… Konuşurken gözlemleyin araziyi; güneşin nerden geldiğini, yayanın araziyle ilişkisini, etrafındaki yapıların konumunu, ağaçların dizilişini, sokağın yoğunluğunu, caddenin gürültüsünü. Arazinin bireysel algılınızla iletişime geçmesine izin verin. Siz araziyle konuştukça arazi sizin için anlam kazanır; anlam kazandıkça arazi yorumlanabilir hale gelir.

Bu da benim yöntemim işte; böyle böyle oluşur projelerimin önemli içerikleri…

Unutmayın, arazi gezisiyle belirlediğiniz bütün girdiler, analizler ve sorunlar, bu dünyada tek değildir! Neyse ki! Dünya üzerinde pek çok yerde benzer sorunlar tespit edilmiş ve bazı yorumlar getirilmiştir. Bu noktada bizim yapmamız gereken kendi anlamımızı ve yorumumuzu oluşturabilmemiz için örnekleri incelemek, içselleştirebilmek. Örnek analizi yapmak hem keyifli hem de bireysel olarak bolca aydınlanma yaşayabileceğiniz bir süreç, olabildiğince faydalanın 🙂

Peki incelemek için örnek yapıyı seçtikten sonra nasıl başlamalıyız?

 

Ben her zaman bir yapıyı incelemeye başlarken onu anlamaya çalışırım çünkü her yapının bir hikayesi olduğuna inanırım. Bahsettiğim hikaye yapının sadece edebi hikayesi değil, aynı zamanda fiziksel hikayesi. Bu hikayeyi yazmaya yapının senaryosunu anlamakla başlarım. Kullanıcılar kim? Kaç kişiler? Ne amaçla bu yapıyı kullanıyorlar? Günlük rutinleri ve kullanım süreleri nasıl? Sonra yapının anlatmak istediklerini genel bir bakışla kavramaya çalışırım; yapının etrafındaki yapılı çevre, yapının bu çevredeki tutumu, konumlanışı, yönelimi… Genel bakış kavramı altında benim yapıyı en çok anlamamı sağlayan yapının kapalı-açık alan tanımından yola çıkarak açık alan sirkülasyonu, yapıya giriş, halkın programa dahil oluşu gibi girdileri fark etmem. Tüm bunları yaparken vaziyet planı üzerinde kendimce açıklamalar, işaretler ve akış ifade eden çizgiler kullanırım. Vaziyet planına çizdiğiniz her bir çizgi, hikayeye sizi biraz daha yaklaştırır 🙂

İnceleme yaparken aklımda çağrışımlar yapmaya çalışırım. Yapıda dikkatimi çeken uygulamaların, elemanların olduğu benzer yapılar üzerine düşünürüm. Örneğin Richard Meier’in tasarladığı Hoffmann House örneğini incelerken yapıya bir yönelim verdiğine ve bütünlük sağladığına inandığım “ekleme” operasyonu ile oluşan baca elemanı üzerine çalışırken aklıma Louis Kahn’ın tasarladığı Escherick House örneğinin gelmesi. Her iki örnekte de kendi varlığını kanıtlayan bir eleman olarak çalışan bacanın kompozisyonda oran, yönelim ve organizasyon üzerine bazı söylemler oluşturduğunu düşünüyorum. Görülmektedir ki farklı girdilerin sonucu ve çözümü benzer elemanlar hatta uygulamalar üretebilir. Önemli olan süreci algılayarak girdiler üzerine düşünebilmek, farklı ve benzer sonuçları kişisel algı sayesinde içselleştirebilmek.

 

YAZI Aysu Gürman /TEDÜ
aysugurman@gmail.com

GÖRSEL Kübra Sönmez /TEDÜ
kubsonmez@gmail.com

 

0