Harry Potter ve Mekân

Kitaplar, bizleri bulunduğumuz mekândan alır ve kendi dünyalarında yaşamamıza izin verirler. Kendi odanızda, yatağınızın üzerinde otururken okuduğunuz bir kitap sizi alır ve başka bir odaya bırakır. Kitaplardaki mekanlar gerçekte olmasa bile, insanlara gerçek dünyadaki gibi deneyimler yaşatır. Bu yüzden kitaplarda mekân betimlemesi oldukça önemlidir. Peki çocukluğumuzda bizleri sihirli bir dünyaya götüren Harry Potter serisindeki mekânları hiç düşündünüz mü? Harry’nin dünyası aslında iki farklı mekânlar bütününden oluşuyor: sihirli olanlar ve son derece normal olanlar.

Harry Potter dünyasındaki mekânlar biz ‘Muggle’ların dünyasından pek çok yerde farklılık gösteriyor. Ama bir tanesi bizim dünyamızda, her şekilde normal olan bir mekân: Privet Drive 4 Numara.  Dursleyler bu evde, etraflarından hiçbir farkı olmadıklarını ve oldukça normal bir hayata sahip olduklarını gösterebilmek için yaşıyordu. Evin çevresindeki yapılar, Dursleylerin evinin bir kopyası ve bu da onları her şekilde normal yapıyor. Evin içi, sıradan bir banliyö evinde olan bütün özelliklere sahip ve evin iç mekânları da oldukça sade döşenmiş. Yani, siz bu eve bakarken hiçbir anormallik göremezsiniz. Bize odalar hakkında pek bilgi verilmese de bildiğimiz bir mekân olan Harry’nin kaldığı ‘merdiven altındaki dolap’ oldukça klostrofobik bir mekân. Ve Harry’nin otururken bile başının tavana değdiği bu mekân eğer biz öğrenciler tarafından tasarlansaydı, çok fazla tepki alacağı kesin. 

Şimdi ise Harry’nin dünyasındaki diğer yarıya bakalım yani sihirli olanlara. Hepimiz kitapları okurken Hogwarts gibi bir okulun nasıl olacağını düşünmüşüzdür. Kendi kendine hareket eden merdivenler, kocaman bir Büyük Salon, her binanın kendine özel ortak salonları… 

Hogwarts’taki büyük salon ve girişteki taş merdivenler Christ Church Üniversitesi ve Katedrali, Oxford’da çekilmiştir. Büyük Salon, 4 binanın öğrencilerini, şatodaki öğretmenleri ve onlara yetecek kadar masa- sandalyeyi alabilecek kadar geniş bir mekândır. Aslında, daha sonra görüyoruz ki bu salon, Üç Büyücülük Turnuvası için gelen diğer okullardan gelen öğrencileri bile alabiliyor. Yani, merdiven altındaki dolabın aksine bu mekân oldukça geniş ve ferah. Ben bu mekânın bize aktarımında asıl rol oynayan şeyin mobilya dağılımı olduğunu düşünüyorum. Geniş ve uzun masaların kullanılması, öğretmenlerin yemek yediği yerin bir platformla ayrılarak kendini belli etmesi… Aslında çok basit mimari çözümlerin mekân algısındaki değişime katkısı diyebiliriz belki.

Büyük Salon dışında Hogwarts’ta her binanın kendine ait ortak salonları var ve buraya sadece o binadaki öğrenciler girebiliyor. Bunun mekânlara en büyük etkisi ise o binaların özelliklerine göre düzenlenmesi. Binaların en büyük özelliklerinden biri, bu binaların yerleşim yerlerini bina amblemlerindeki hayvanlara göre oluşturmaları. Bir nevi doğayı taklit ederek mekân oluşturmak.  Mesela, Hufflepuff binası, amblemleri porsuk olduğu için daha çok bir porsuk yuvasını andıracak şekilde düzenlenmiştir. Burası giriş katından bir kat aşağıda ve genelde doğal bir yapıya sahip, yuvarlak, topraklı ve alçak tavanlıdır. Ortak salonları bitkilerle doludur ve dinlenmeleri için güzel koltukları vardır. Rawenclaw binası ise amblemleri olan kartal gibi yüksek bir yerdedir ve havadar bir yapıdadır. Diğer binaların aksine Rawenclawların ortak salonu kitaplıklarla ve çalışma alanlarıyla tanımlanmıştır. Bu mekânların bir diğer özelliği ise mekânların renklerinin bina renklerine göre belirlenmiş olması. Renklerin mimarideki yeri oldukça farklıdır aslında ama burada renkleri binalara göre tanımlamak, bu mekânları binaya özgü kılmaya bir nevi o mekânları dışarıdan soyutlamaya yaramaktadır.

Kitaplar, aslında onları okuyan herkese farklı mekânlar sunarlar. Aynı mekânı deneyimleyen iki insanın farklı hissetmesi kitaplar içinde geçerlidir. Bazılarına çok kullanışlı gelebilecek olan merdiven altı dolabı, bazılarına ise dar ve rahatsız hissettirir. Bu durum, bu kitabın anlatıcısıyla bizim düşüncelerimizin yönelimi ile alakalıdır. Mimarlık ve kitap, insan temellidir ve ister gerçek dünyada ister büyülü Harry Potter evreninde olsun, mekân insan algısıyla ve onun deneyimiyle ilgilidir.

YAZI Büşra Tanoğlu/TEDÜ
busra.tanoglu@tedu.edu.tr

GÖRSEL  Begüm Balaban/TEDÜ
begum.balaban@tedu.edu.tr

GÖRSEL  Beril Deren Şimşek/TEDÜ
bderen.simsek@tedu.edu.tr

0