Haritaları Genişletin!

İlk olarak neden bu yazıyı yazdığımdan bahsetmek istiyorum. Okulda Ted Üniversitesi kampüsü tasarlama üzerine bir ödevimiz vardı. Yalnızca okulun şu an sahip olduğu alanından değil, çevresinde bulunan sokak ve caddelerden de sorumluyduk. Ve ne zaman ki okulun arka sokaklarına gittim o zaman kafama dank eden bir şeyler oldu. Yıllardır bu okuldayım, birçok arkadaşımın hala Kurtuluş Parkı’na gitmemiş olması gibi bende okulun arka sokaklarına hiç gitmemiştim. Nedeni belki güvensizlik belki birinden duyduğum bir söz bilmiyorum fakat bu farkında olmayışım beni biraz üzdü. Çünkü şehir planlama eğitimi aldığım bir şehir üniversitesi ve ben çevresini dahi bilmiyorum. Ve fark ettim ki ne zaman arka sokaklarda bulunsam hep farklı insanlarla karşılaştım ve bu da bana değişik bir deneyim yaşattı. Çünkü Ziya Gökalp Caddesi gibi işlek bir cadde üzerinde olmayan dükkânlarını birileri keşfettiği zaman, gözlerinden o mutluluğu okumak mümkün olan bir sürü esnaf var etrafımızda. Bu da bende her seferinde ayrı bir heyecan uyandırıyor. Peki, sürekli okulun arka sokakları diyerek ne anlatmak istiyorum gelin beraber konuşalım. İlk başta Sıhhiye çok katlı otopark arkasından başlamak istiyorum bu rotaya bunun nedeni otoparkın arkasında kalan yoldan sol yaptığınız zaman sizi Tuna Caddesi’nin bekliyor olması. Sıhhiye Çok Katlı Otopark ve Yenişehir pazarına yakın olmasından dolayı sandığımdan daha işlek bir cadde ve Tuna tostçusuyla, pidecisiyle cadde ismini tüm kafelerde, bakkallarda görmek mümkün. Daha sonra Tuna Caddesi’nden ilerlediğiniz de karşısına 2 tane sola dönüş yapabileceğiniz yollar çıkıyor ilkine değil de ikincisinden döndüğünüz zaman aslında ne kadar farklı bir sokak olduğunu sizlerde hissedebileceksiniz. Ve karşınıza biraz ilerlediğiniz zaman tatlı bir Ekmek Teknesi adında genellikle üniversiteli gençlerin tercih ettiği bir kafe ve bir pizzacı çıkacak.İlk başta bu sokakta kafe ve pizza dükkânı gördüğümde çok şaşırtmıştım çünkü kimse Ziya Gökalp ve Mithatpaşa gibi işlek caddeler varken gelmez diye düşündüm fakat o pizzacıya girip oturduğumda tüm bu düşüncelerimden vazgeçtim. O kadar tatlı telaşla işleten bir amca ve eşi var ki her gittiğinizde o güler yüz hatırına bir daha gitmek istiyorsunuz. Ayrıca amcanın her gelen müşterisinin fotoğraflarını pizzacının duvarlarına asması size daha çok mutluluk ve küçük bir tebessüm bırakıyor. Ben bu pizzacıya genelde şehrin kalabalığından uzaklaşmak için gidiyorum. Neredeyse tanıdık kimseyi göremiyorsunuz ve iç mekan dekorasyonu sizi kesinlikle çocukluğunuza götürüyor. Tabi pizzaların tatları tartışılabilir ama gidip en azından bir çay içmek bile hem esnaf hem sizin mental yorgunluğunuz açısından önemli bence. Ayrıca bu caddeye kısa yoldan okulun yanındaki otoparktan geçen merdivenleri kullanarak da ulaşabilirsiniz ama yolu uzatmak yeni kişiler ve yerler keşfetmek açısından daha keyif veriyor tabi. O merdivenlerden bahsetmişken Mithatpaşa Caddesi’yle Ted Üniversitesi’ni bağlayan bir aks olarak seçebiliriz bence onu. Ayrıca size yolda kafeler ve dükkânlardan ziyade yeşil eşlik ediyor. O sokağa çıktığınız zaman (pizzacının bulunduğu sokağın paralel sokağı diye tarif etmek daha iyi olabilir) sizi Ankara’nın tarihi binalarıyla karşılaşabileceğiniz Adakale Sokağı karşılıyor. Burada Ankara’da kolay kolay bulamadığımız yeşillerle kaplı bir sokakta yürümek mümkün oluyor ve insana huzur veriyor. Sizi bilmiyorum ama benim gideceğim bir yere ait kafamda daima bir harita vardır ve bu caddeleri sokaklarını keşfettiğim zaman kafamdaki harita genişliyor. Belki sizin de kafanızdaki haritayı genişletmekte ufak bir katkım olmuştur.

Keşifle kalın.

YAZI Esra Çelikoğlu/TEDÜ
esra.celikoglu@tedu.edu.tr

GÖRSEL  Hilal Güneş/TEDÜ
hilal.gunes@tedu.edu.tr

0