GELİŞİMİ DOĞRU YORUMLAMAK

Gelişim ve değişim… İhtiyacımız olan tek şey midir? Bazen bir eşyaya bile büyük anlamlar yükleyen biz, yaşanmışlıklarla harmanlanan şehirlerimize ihanet mi ediyoruz?

Şehrin tanımlanmasında onu yalnızca yan yana konumlandırılmış binalar, birbiriyle bağlantılı yollar ya da tasarlanan yaşam alanları olarak düşünmek mümkün değil. Her şehir en az bizim kadar canlı ve kendi benliğine sahip. Çünkü şehir sadece betondan ya da ekolojik bir bütünleşmeyle oluşmaz. Şehri şehirleştirebilen benzer insanların benzer işleri değil, farklı düşünen farklı yaşayan tüm insanların neden olduğu muazzam kültürel birikimlerdir.

Dokunup geçtiğimiz her duvarda, yürüdüğümüz her sokakta, her köşe başında elbet birilerinin hikâyesi olduğunu bilmek, her şehrin de bir hikâyesi olduğuna inanmamı sağlıyor. Bu nedenledir ki, modernleşen hayatımızda geleceği tasarlarken bize ait olandan vazgeçmemek gerektiğini düşünenlerdenim. Geçmişimizi yeniden anlamlandırarak var olan binalarımız için yeni bir gelecek yaratabiliriz. Bakımsız kalmış ve belki de vadesi dolmuş olarak görünen yapıların verimliliğini arttırıp, genel imajını iyileştirirken; aynı zamanda eski halini mümkün olduğunca korumak, hem sosyal boyutta hem de ekonomik boyutta ‘’yıkıp daha yenisini yapmaktan’’ daha faydalı olmaz mı?

Gelişim salt olarak yüksek yapılı veya ihtiyacın çok üstünde kapasiteye sahip büyük yapılarla ölçülmemeli. Gelişim, değişen modern mimariyi doğru algılamakla başlıyor. Şehrin dokusuna ve ritmine uygun tasarımlarla da gelişimi sağlayabiliriz ve maalesef gelişimi yanlış yorumluyoruz. Birbiriyle ve şehrin bütünüyle uyum içinde olmayan binaları bir gelişmişlik skalası olarak görüyoruz. Daha da vahimi bunun için aslında korumamız gerektiğini düşündüğüm binaları yıkmayı tercih ediyoruz. Her geçen gün bunun haberlerini okumak aslında yazımı yazmamdaki en büyük etken.

Ankara’da yaşayan biri olarak şehrimdeki en güzel dokulardan birine sahip olan Ulus’ta, yakın zamanda mimar Seyfi Arkan’ın 20. yüzyıla ait çağdaş ve yenilikçi olarak kabul edilmiş erken Cumhuriyet Döneminin önemli mimari ve kültürel miraslarından biri olan İller Bankası binasının yıkımı, yanı başımdaki kültüre sahip çıkamayışımın üzüntüsünü taşımama sebep oluyor. Bu yıkım nedeniyle, Ankara’nın erken Cumhuriyet Dönemi planlaması sırasında yeni yapılar ile oluşturulan modern kentsel aksından da bir parça da silinmiş oldu.

Sadece kültürümüzün önemli taşlarından olan yapılarımızın yıkımı değil, uygulanan yenileme çalışmalarında da yetersiz ve hatta bilinçsiz olduğumuzu düşünüyorum. Öyle zengin öyle renkli bir kültürel mirasa sahibiz ki restorasyon hatalarıyla dokusunu yitiren yapılar ve alanlar da yıkımdan farksız geliyor gözüme.

1591 yılında Mimar Sinan tarafından sekiz kenarlı ve kubbeli olarak tasarlanan Süheyl Bey Camii ise restorasyon çalışmalarından sonra camla kaplanmış ve sekizgen yapısı da bozulmuş halde. Mimar Sinan’ın tasarımdan geriye ne kalmış diye düşünmeden edemiyorum.

Sadece Süheyl Camii değil; Diyarbakır Surları, Küçük Ayasofya Camii, Cenevizlilerden kalma 2000 yıllık Ocaklı Ada Kalesi, Hamamönünün tarihi dokusu… Tüm bu yapılar yıkımdan kurtulmak için restore edildiler ancak restorasyon kurbanı oldular. Şimdi bir yenileme çalışmasından söz edildiğinde acaba yine neleri kaybedeceğiz kaygısına düşüyorum maalesef. Oysa gelişim diye bahsettiklerimize en çok da bu noktalarda ihtiyacımız oluyor. Restorasyon çalışmalarında; dönemin tekniklerini, dekoratif detaylarının önemini farkına varmalı ve modern mimarinin getirilerini de bu çalışmalarda kullanmalıyız.

Yalnızca mimari çevrelerin farkındalığıyla değil, bahsettiğim  gibi birçok yapının toplum tarafından da “sadece bir bina” ya da ‘’eskimiş bir yapı’’ olarak görülmemesi en büyük temennim. Vadesi dolmuş olarak düşünülen binaları korumak toplumdaki her bireyin görevi. Böylece her gün birer birer kaybettiğimiz hikâyelerimizi de koruyabiliriz. Modern mimari  daha yapıcı ve korumacı çözüm yollarının fırsatını sunuyor. Bize kalan sadece gelişimi doğru yorumlamak.

 

REFERANSLAR

100 Yapıda Mimarinin Geleceği

http://sbpturkiye.com/kent-nedir.html

http://www.arkitera.com/etiket/62145/iller-bankasi-genel-mudurluk-binasi1

http://v3.arkitera.com/h4515-restorasyon-ihy%C3%A2-degil-imha.html

 

YAZI Beyza Demir/TEDÜ
beyza.demir@tedu.edu.tr

GÖRSEL  Alperen Gümüş /TEDÜ
alperen.gumus@tedu.edu.tr

Ataberk Yalçın/TEDÜ
ataberk.yalcin@tedu.edu.tr

1