Dans ve Mimarlık

Her bir sanat dalının, paylaştığı ortak özelliklerin olduğuna, en az bir noktada her zaman buluştuklarına ve birbirlerini tamamladıklarına inanıyorum. Müzik, resim, heykel, dans, mimari… Hepsinin kendine özgü bir dili ve disiplini vardır; ancak birbirlerini besleyerek oluştukları ve geliştikleri yadsınamaz. Aynı zamanda, ortak değerlere ve etkileşimlere de sahiplerdir. Kendi alanlarında, bu ortak değerlerin, paylaştıkları temel noktaların çeşitlenmiş veya yeni anlamlar katılarak dönüştürülmüş hallerini bizlere sunarlar. Bunlar göz önüne alındığında dans ve mimarlığın ortaklaşalığını tartışabiliriz.

Bu iki sanat dalının ortak paydaları olduğunu ve basit gibi görünen ancak oldukça temel birkaç benzer unsurdan faydalandıklarını söyleyebiliriz. Mimarlıkta ele aldığımız mekân, mekânın tanımlanması, bedenin hareketi, bütünlük, ritim vb. kavramların dansta da temel alındığını görürüz. Her ikisi de en temelde mekânı kullanıp dönüştürerek hem kendisini hem de mekânı yeniden tanımlar. Mimarlıkta mekânın tanımlanması ihtiyaca, algıya, yönelime ve deneyime göre çeşitlilik gösterir. Beden ve bedenin hareketi esas alınır. Beden ve hareket dans disiplini için de temel noktadır. Dansçı beden hareketleri ve onun oluşturduğu formlar ile mekânı tanımlar, deneyimler ve mekânda bir kompozisyon yaratır. Dans eden birey yaratılan kompozisyona ve oluşturulan senaryoya kendini adar. Dış dünyadan kopar ve hikâyenin içerisine girer. Yepyeni bir ruh hali ve algılama potansiyeline sahip olur. Bu sayede bedeni, onun oluşturduğu hareketler bütünü ve içerisinde bulunduğu ruh hali ile mekânı yeniden çözümler, ona yeni bir anlam katar ve yeniden yaratır.

Benzer şekilde mimarlıkta, mekânın bireye sundukları, deneyimletmek istedikleri dışında, bireyin de mekâna katkısı vardır. İnsan, o anki algısı, algısındaki değişimleri veya o mekânda ürettiği farklı şeyler ile mekâna yeni anlamlar katabilir. Bireyler, içerisinde bulundukları duygu durumuna göre veya hafızalarının onlara sunduklarıyla mekânı farklı yorumlayabilirler. Bu da aslında bize mekânın sadece somut olarak tanımlanamayacağını, önemli ölçüde soyut bir anlam da taşıdığını gösterir. Sonuçta şunu söyleyebilirim ki, mekân ve insan birbirlerine göre tekrardan şekillenebilir.

Vurgulayan, biçimlendiren, yön veren, sınırları belirleyen… Temel unsur olan mekân her ne kadar önemli ise, dans ve mimarlıkta ışığın rolü de o kadar büyüktür. İkisi de ışık ile kendini tamamlar. Mimarlıkta ışık, yapay veya doğal, mekâna anlam katar, onun algılanma şeklini değiştirir ve tasarlandığında bir elemanın veya yüzeyin vurgulanmasında etkili olur. Benzer şekilde dansta da ışık ile koreografide bedenin hareketleri arasında bir diyalog söz konusudur. Hareketlerle anlatılmak istenen durum, ışık ile çeşitli şekillerde vurgulanır ve böylece ışık ile farklı anlamlar kazandırılır.

Dansın olmazsa olmazlarından müzik, müziğin ritmi, oranı… Müzik ve ritim dansı anlamlandıran, onun devamlılığını sağlayan, bedeni şekillendiren ve ona yön veren önemli bir tamamlayıcıdır. Ritim sayesinde uyum, denge ve bütünlük yakalanır. Benzer ve farklılaşan ritimler ile beden hareketlerinin meydana getirdiği formlar söz konusudur. Ritmin zaman zaman tekrar etmesi veya oranlarının değişmesi ile dansçı tekrarlı hareketler oluşturur veya değişimi hissederek hareketlerini farklılaştırır. Tüm bunlar bir bütünü oluşturur ve dansta sürekliliği sağlar. Peki ya mimarlıkta?

Ritim mimariyi canlı kılan, mekâna hareket katan unsurdur. Bir yapıdaki formların tekrarlanışı, mekân içerisindeki öğelerde, mimari elemanlarda ilişkilerin tekrar etmesi ya da oransal açıdan değişmesi ile bir ritmin varlığından söz edilebilir. Yapısal elemanların birbirleriyle olan ilişkisi, dengesi, oranları, birlikteliği ve zaman zaman bağımsızlaşması bir bütün oluşturur. Bu bütün içerisinde de birey sürekliliği yakalar.

Bu iki sanat dalının kendilerine özgü bir dili ve disiplini olsa da en temelde mekân ile bedenin diyaloğunu temel alırlar.

 

“ Ne yalnızca senin olan sabit bir yer, ne bir form, ne de yalnızca sana özgü olan bir işlev verdik…”                                                              ( Pico– The Renaissance Philosophy of Man)

 

 

 

Referanslar:

https://polen.itu.edu.tr/handle/11527/13120

http://www.mimarlarodasiankara.org/dosya/dosya17.pdf

http://www.arkitera.com/gorus/749/mimarlik-ve-muzik-uzerine

 

 

YAZI Ayça Sarıbay/TEDÜ
ayca.saribay@tedu.edu.tr

GÖRSEL Begüm Sarı /TEDÜ
begum.sari@tedu.edu.tr

0