ADA

YAZI Melis Acar
melis.acar@tedu.edu.tr

KOLAJ Didem Zeynep Ödemiş
dzeynep.odemis@tedu.edu.tr

Ada: dört tarafı denizle kaplı bir toprak parçası.
Toprak parçası: yüzyıllardır insanoğlunun yarattığı bir kavga.
Kavga: fikir özgürlüğüne karşı yürütülen bir cahillik.
Cahillik: kendi geçmişini bilmeyen bir kadının göz koyduğu bir ada.
Ada: …

Belki de tarih gerçekten tekerrürden ibarettir.

Öteki Osmanlı

Tarihin toplumsal bellekteki en büyük klişelerinden biri başarısızlıkları yok saymaktır. Cumhuriyet tarihinin getirdiği ‘ötekileştirme’ hastalığı en çok Osmanlı dönemini vurmuştur. Yıkılmaya yüz tutan bir Osmanlı Devleti bellekte her zaman kötülenmeye mahkûm edilmiştir. Devletin son padişahları da bu durumdan nasiplerini almışlardır. Abdülaziz ve II. Abdülhamit de bu padişahlardan ikisidir.

III. Napolyon

Osmanlı, tarihinin en geniş topraklarına sahip bir imparatorluk olduğunda bile oldukça kendi içine kapanıktı. Fetih sebebi dışında başka bir ülkeye kültürel bir gezi niyetiyle giden ilk padişah Sultan Abdülaziz olmuştur. III. Napolyon’un özel davetlisi olarak Paris’te düzenlenen 1867 Universal Expo’ya katılan Abdülaziz, yabancılar arasında büyük ilgi uyandırmıştır. Cahil, aşırı dindar ve gösteriş budalası olarak bilinen Osmanlı imajı (oryantalizmden kısa bir seçki) Abdülaziz’le kırılmıştır. Oldukça kültürlü, sade giyinimli, hoş sohbet sultan Expodaki binbir farklı kültürel aktiviteye katılmıştır. Avrupa’nın “hasta adamının” düşünülenin aksine hala ayakta olduğunun kanıtı Abdülaziz olmuştur.

Sherlock Holmes

II. Abdülhamid, amcasından biraz daha farklıdır. Dindarlığıyla ve monarşi tutkusuyla bilinen Abdülhamid’in göz ardı edilen karakterinin arkasında bir kitap tutkunu yatmaktadır. Dedektif romanlarına hayranlığı sebebiyle Sherlock Holmes serisini Osmanlıca çevirttiren padişahın, zengin bir kütüphanesi olduğu söylenmektedir. Modern matbaaları Osmanlı’ya getiren ve birçok önemli eserin basılmasına öncü olan da Abdülhamid’den başkası değildir. Muntazam çalışma disiplininin yanı sıra marangozluk hobisiyle de bilinmektedir. Ayrıca, tiyatro ve operaya da özel bir ilgi duymaktadır. Zamanında yapılan sayısız yol, çeşme, park ve binalar incelendiğinden görülen şudur ki Abdülhamid hep gelişim odaklı bir padişah olmuştur. Sadece İstanbul’da 200 tane olan modern ilkokulların sayısını 9bine çıkartmıştır. Halen hizmet veren Şişli Etfal Hastanesi’ni kurmuştur; Sirkeci ve Haydarpaşa garını yaptırtmıştır. İlk rakı ve bira fabrikasını açan kişi de bahsettiğimiz Sultan Abdülhamit’tir. Hamidiye suyunun isminin de Abdülhamit’ten geldiği de oldukça bilinen bir gerçektir.

Borç

Sarkis Balyan Sultan Abdülaziz döneminin en ünlü mimarlarından biridir; hatta Ser Mimar-ı Devlet (imparatorluk başmimarı) ünvanına layık görülmüştür. Yapılan onlarca saraydan sonra devlet resmi iflasını açıklamak zorunda kalmış, Abdülaziz ise tahttan indirilmiştir. V. Murad tahta geçse de akli dengesi yerinde olmadığı için kısa sürede yönetimden alınmıştır. Tahta geçen II. Abdülhamid, amcasından kalan tüm borçları ödeyeceğine söz vermiştir. Sarkis Balyan’a yaptırılan birçok sarayın borcu Kuruçeşme adası karşılığında kapatılmıştır.

Aşk Acısı

Sarkis Balyan’ın adayla ilgili ilk düşüncesi buraya kendi inşaat şirketi için kullanılacak kömür ve taş depoları ve bir fabrika yapmak olmuştur. Ancak, denizi kirletmesi ihtimaliyle izin verilmeyen bu projeden kısa zamanda vazgeçmek zorunda kalmıştır. Çok sevdiği karısını erken yaşta kaybeden Sarkis Balyan gözden uzak bir yerde yalnız yaşama fikriyle kendine verilen adada en sonunda bir konak inşa etmeye karar vermiştir. Balyan konağı sayesinde Kuruçeşme adası sanatçıların, bilginlerin ve yazarların buluşma noktası haline gelmiştir. Sarkis Balyan’ın ölümünden sonra ada varisler tarafından kullanılmamıştır. Biriken vergi borçları yüzünden devlet tarafından el konulan ada bakımsızlıktan harabe haline gelmiştir. Cumhuriyet döneminde kömür deposu ve gemi yakıt deposu olarak kullanılmış, nihayetinde 1940’larda açılan davalarla varislere geri verilmiştir. Ada, 1957 yılında 150 bin liraya Galatasaray Spor Kulübüne satılmıştır.

Ada

Ne komiktir ki ötekileştirdiğimiz bu Osmanlı’yı görmezden gelip, şanlı Osmanlı’nın mirası güçlü bir Türkiye inşa etmeye çalışıyoruz. Kitap okuyan padişahlardan, tek adamcı cahil torunlara kalmak ne acı, ne utanç vericidir. Kısacası, bahtsız bir ada anlam yoksunu bir kavganın sebebi olmuştur. Gerçeği bilen sadece tarihin kendisidir.

 

0