Kadın Cinselliğinin İmgelenmesi: Sürreal Resim

Birçok yeni üsluba, tekniğe ve sanat akımına yol açan Sürrealizm; 20. yüzyıl sanatında çığır açmış, toplumsal ayaklanmanın dili olmuştur. Andrea Breton’un öncülüğünde başlayan Sürrealizm, bilinçaltında olan duyguların sağlıklı bir toplum için ortaya çıkarılması gerektiğini savunmuş, sanatı farklı bir noktadan ele alarak bilinçaltı boyutuna taşımıştır. Sürrealist sanatçı; estetik ve mantıksal kaygıdan çok yaşadıklarını, rüyalarını, hayallerini yani bilinçaltındakileri yansıtma kaygısı içerisindedir. Sürrealist resimlerde farklı ve garip biçimler, sınırsız bir ortamda farklı kompozisyonlarda karşımıza çıkar çünkü genellikle ressam uyku ve uyanıklık arasında ortaya çıkan tasvirleri tuvaline aktarmaktadır. Bu yüzden sürrealist ressamların genellikle başucunda bir tuval bulunduğu söylenir. Manifestolarında da dile getirdikleri gibi sürrealistler, Sigmund Freud’un bilinçaltının keşfindeki çalışmalarından ve cinsellikle bağlantılı analizinden faydalanmıştır. Tabii ki düşlerin yarattığı bu dünyada kadın imgesi vazgeçilmez olmuştur. 

Tarih boyunca kadına din, yasalar ve geleneklere göre farklı arketipler atanmış, bazen bir tanrıça kadar kıymetli bazen de değersiz bir köle (!) olarak bakılmıştır. Tabii ki kadına verilen bu roller sanata da yansımıştır. Sürrealist resimde kadın toplumsal cinsiyet rollerinin ona dayattıklarından kısmen kurtulmuş, düşler dünyasında farklı şekillerde de karşımıza çıkmıştır. Bazen sanatçı kendi iç dünyasını etkileyen kadınları (anne, eş, sevgili…) kendi yaşantısına paralel bir şekilde gözler önüne sermiştir. Fakat çoğu zaman kadın, doğurgan, anne, sevgili kavramlarından ziyade kadın cinselliği ile gösterilmiştir. Yani Sürrealizm Manifestosu’na göre (Breton,1924) sanatçı, ahlaki kuralları yok saymış, toplumsal tabuları yıkmış, cinsellik konusunda da özgürleşmeyi ileri sürmüştür. Özellikle kadın cinselliğini ön plana çıkarmış; bazen direkt, bazen üstü kapalı bir şekilde tasvir etmiştir. Sürreal resimlerdeki kadın imgesinin ve cinselliğinin nasıl ortaya çıktığını birkaç örnekle yorumlama niyetindeyim.

Sürreal Resimde Kadın Tasviri

En marjinal sürrealist üslubu benimseyen sanatçılardan biri Salvodor Dali’dir. Freud‘un çalışmalarını yakından takip eden Dali, tabii ki mantıksal ve ahlaki bütün kuralları reddetmiş, uyku ve uyanıklık arasında zihninde beliren kadın görüntüleri resmetmiştir. “Büyük Masturbator” (Görsel 1), “İç Savaşın Önsezi” (Görsel 2) ve “Yanan Zürafa” (Görsel 3) gibi çalışmalarında kadın ve cinsellik çarpıcı bir şekilde sanki bir rüyadaymışçasına işlenmiştir. Dali resimlerinde göğüs, cinsel organ ve buna benzer uzantıların yanında farklı simgelerde kadın cinselliğini anlatmaktır.  Freud’un “Düş Yorumları” (Freud, 1996) adlı eserinden faydalanarak bu simgeleri yorumlamak mümkündür. Örneğin kutu, sandık gibi içi boş nesneler rahmi temsil etmektedir.

Paul Delvaux kadının saf ve temiz güzelliğini resmetmek yerine; onları iri memeli, kıvrımlı vücut hatlarına sahip olarak resmetmiş, toplumsal yargılardan uzak bilinçaltındaki erotizmi ve kadın cinselliğini tuvale aktarmıştır.

Andre Masson, resimlerinde soyut bir dil kullanmış ve bu soyutlamayı yaparken de kadını, tamamen cinsellikle bağlantılı olarak ele almıştır. Çizgiler ve lekeler arasında kadın cinsel organı ve meme gibi ayrıntıları görebiliriz.

René Magritte’nin ilk dönem çalışmalarında yaşadığı bir travma sonucu olarak kadın imgesi, yüzü genellikle kumaşla örtülü şekilde karşımıza çıkmaktadır. Henüz Magritte 13 yaşındayken annesi Sambre nehrine atlayarak intihar etmiş ve çıkarıldığında annesinin yüzünü elbisesi ile örtülü şekilde gören Magritte bundan çok etkilenmiş ve sanatına yansıtmıştır. Aşıklar II (Görsel 6) çalışması buna bir örnektir. Fakat ilerleyen dönemlerde Magritte’nin eserlerindeki kadın tasviri cinselliği ile ön plana çıkmaktadır. “Tecavüz” (Görsel 7) adlı çalışmasında kadının meme ve cinsel organını, kadının toplumsal alandaki yerini erkek bakış açısıyla anlatmak için bir portre olarak resmetmiştir. Bence, Magritte’nin kadın bedenini simgeleyen öğeleri erkeğin yüzüymüş gibi karşımıza çıkarma sebebi, kadına bakan bir erkeğin kafasındaki ‘tecavüz’ düşüncesini göstermektir. Aslında bu resim tecavüzün, seksi ayıplayan ve yasaklayan zihniyetten kaynaklandığını göstermek istemiş, cinselliği ve kadın cinselliğini tüm gerçekliği ile ortaya sunmuştur. 

YAZI & GÖRSEL Nergis Buse Altuner / TEDÜ
nbuse.altuner@tedu.edu.tr

0